CATL, Macaristan’ın Debrecen kentindeki büyük ölçekli batarya fabrikasında seri üretimi önümüzdeki yılın ilkbaharında başlatmayı hedefliyor. Avrupa operasyonlarından sorumlu yönetici Matt Shen’in açıklamasına göre üretimin mart veya nisan ayında başlaması planlanıyor, ancak kesin tarih gerekli izin süreçlerinin tamamlanmasına bağlı. Shen, tesisin 2024 yılı itibarıyla modül montajına başladığını ve bugüne dek 30.000 batarya modülü üretildiğini aktardı. Bu modüllerdeki hücreler ise hâlâ diğer CATL tesislerinden tedarik ediliyor; çünkü Debrecen’deki hücre üretimi henüz faaliyete geçmedi ancak Shen bu sürecin “son aşamada” olduğunu belirtti.
Seri üretim hazırlıkları kapsamında üretim hatları kurulmaya devam ederken, çalışan sayısı da artırılıyor. Mevcut 1.000 kişilik iş gücünün, gelecek yılın ilk çeyreğinde 1.500 çalışana çıkarılması planlanıyor. Shen ayrıca Debrecen tesisinde Avrupa pazarı için özel olarak geliştirilen ve 750 kilometrenin üzerinde menzil sunabilecek yeni bir bataryanın üretileceğini söyledi. CATL henüz hangi müşterilerin bu hücreleri kullanacağını açıklamasa da fabrika duyurulduğunda Mercedes-Benz önemli müşterilerden biri olarak gösterilmişti. Mercedes’in Rastatt’ta üretilen yeni CLA modelinin 750 kilometrenin üzerindeki menzili ve yine Avrupa’da tanıtılacak EQ teknolojili yeni GLB modeli, CATL’ın bu tesiste üretmeyi planladığı hücrelerle uyumlu yapıda. Mercedes’in Macaristan Kecskemét fabrikasında üretilen EQB modeli de bu tedarik zincirinin parçası konumunda.
Debrecen fabrikasının tam kapasiteye geçebilmesi için çevresel izin süreci kritik rol oynuyor. CATL, bu yıl çevre izni başvurusunun üçüncü revizyonunu sundu. Şirketin Kamu İlişkileri Direktörü Balázs Szilágyi, yeni başvuruda toplam emisyon miktarının %43 oranında azaltıldığını, üretimde kullanılan içme suyu ve enerji tüketiminin üçte bir oranında düşürüldüğünü açıkladı.
Tesis henüz yerel su şebekesine bağlı değil ancak bağlantının önümüzdeki ilkbaharda tamamlanması bekleniyor. Bu süre zarfında üretimde yağmur suyu ile Tisza Nehri’nden sağlanan su karışımı kullanılıyor. Sonrasında tesisin yüzey suyu ve arıtılmış atık suyun kombinasyonuyla çalışacağı belirtiliyor. CATL’ın Debrecen yatırımı, Avrupa’nın elektrikli araç batarya arzını güçlendirmeyi ve üretim kapasitesinin bölgesel çeşitliliğini artırmayı hedefliyor. Seri üretimin başlamasıyla birlikte Avrupa’daki elektrikli mobilite ekosisteminin önemli bir tedarik ayağı daha devreye girmiş olacak.
Seri üretim hazırlıkları kapsamında üretim hatları kurulmaya devam ederken, çalışan sayısı da artırılıyor. Mevcut 1.000 kişilik iş gücünün, gelecek yılın ilk çeyreğinde 1.500 çalışana çıkarılması planlanıyor. Shen ayrıca Debrecen tesisinde Avrupa pazarı için özel olarak geliştirilen ve 750 kilometrenin üzerinde menzil sunabilecek yeni bir bataryanın üretileceğini söyledi. CATL henüz hangi müşterilerin bu hücreleri kullanacağını açıklamasa da fabrika duyurulduğunda Mercedes-Benz önemli müşterilerden biri olarak gösterilmişti. Mercedes’in Rastatt’ta üretilen yeni CLA modelinin 750 kilometrenin üzerindeki menzili ve yine Avrupa’da tanıtılacak EQ teknolojili yeni GLB modeli, CATL’ın bu tesiste üretmeyi planladığı hücrelerle uyumlu yapıda. Mercedes’in Macaristan Kecskemét fabrikasında üretilen EQB modeli de bu tedarik zincirinin parçası konumunda.
Debrecen fabrikasının tam kapasiteye geçebilmesi için çevresel izin süreci kritik rol oynuyor. CATL, bu yıl çevre izni başvurusunun üçüncü revizyonunu sundu. Şirketin Kamu İlişkileri Direktörü Balázs Szilágyi, yeni başvuruda toplam emisyon miktarının %43 oranında azaltıldığını, üretimde kullanılan içme suyu ve enerji tüketiminin üçte bir oranında düşürüldüğünü açıkladı.
Tesis henüz yerel su şebekesine bağlı değil ancak bağlantının önümüzdeki ilkbaharda tamamlanması bekleniyor. Bu süre zarfında üretimde yağmur suyu ile Tisza Nehri’nden sağlanan su karışımı kullanılıyor. Sonrasında tesisin yüzey suyu ve arıtılmış atık suyun kombinasyonuyla çalışacağı belirtiliyor. CATL’ın Debrecen yatırımı, Avrupa’nın elektrikli araç batarya arzını güçlendirmeyi ve üretim kapasitesinin bölgesel çeşitliliğini artırmayı hedefliyor. Seri üretimin başlamasıyla birlikte Avrupa’daki elektrikli mobilite ekosisteminin önemli bir tedarik ayağı daha devreye girmiş olacak.