General Motors, kompakt crossover modellerden tam boyutlu kamyonlara kadar uzanan geniş elektrikli araç yelpazesiyle Amerika Birleşik Devletleri’ndeki en kapsamlı ürün gamlarından birine sahip. Ancak şirket, elektrikli araç evriminin bir sonraki aşamasına şimdiden hazırlanıyor ve bu değişimin ilk işaretleri 2028 model Cadillac Escalade IQ üzerinde görülecek. GM, bu modelle birlikte yeni nesil yazılımını devreye almayı planlıyor; Escalade IQ’nun daha gelişmiş otonom sürüş yeteneklerine sahip olması ve diyalogsal yapay zekâ için lidar donanımı sunan ilk GM modeli olması bekleniyor. Bununla birlikte şirket, yeni nesil elektrikli araçlarında elektrik sistemlerini, paketleme çözümlerini ve kablo demetlerini içten yanmalı ya da tamamen elektrikli farklı araç tiplerine uyacak şekilde baştan ele alıyor.
Başka bir deyişle, GM’nin gelecekteki elektrikli araç stratejisi hızlı bir dönüşüm içinde. Ekim ayında New York’ta düzenlenen GM Forward teknoloji etkinliğinde şirket yöneticileri bu yeni yaklaşımın detaylarını paylaştı ve son dönemde yapılan açıklamalarla birlikte tablo biraz daha netleşti.
Tek istisna ise BT1 platformu üzerinde üretilen kamyon ve SUV modelleri. Bu araçlar farklı bir altyapıya sahip olsa da yine Ultium bataryalarını, kontrol ünitelerini ve elektrikli aktarma organlarını kullanıyor. Doss’un da belirttiği gibi mevcut elektrikli modellerin bazı zayıf yönleri var: geniş ve ağır gösterge panelleri, ideal olmayan iç yerleşim çözümleri, yakıt verimliliği sorunları ve birçok rakipte bulunan ön bagajın (frunk) eksikliği. Bu nedenle “iç tasarım ve ağırlık optimizasyonu” yeni nesil için en önemli öncelikler arasında yer alıyor.
Yeni sistemde, merkezi bir bilgisayar yüksek hızlı Ethernet omurgası üzerinden otomobilin farklı bölgelerine yerleştirilen daha basit “bölgesel” kontrol üniteleriyle iletişim kuracak. Her bölge kendi yakınındaki işlevleri yönetecek, böylece kablolama azalacak ve veri aktarımı daha hızlı ve verimli hale gelecek. Bu yapı yazılım güncellemelerinin dağıtımını da kolaylaştıracak; bu da gerçek anlamda yazılım tanımlı bir araç için kritik önem taşıyor. GM, alan tabanlı eski mimarilerden bölgesel mimariye geçiş yapan tek üretici değil; yazılım tanımlı araç çağında eski yöntem artık yeterli görülmüyor. Yeni yaklaşım hem karmaşıklığı azaltıyor hem de maliyetleri daha görünmez şekilde düşürmeye yardımcı oluyor.
2028 Escalade IQ ile birlikte “Gözleri Bırakmadan Süper Cruise” olarak tanımlanan yeni bir sistem de tanıtılacak. Mevcut Super Cruise sistemi radar, kameralar ve yüksek çözünürlüklü lidar haritalı yolların kombinasyonuyla çalışıyor; sürücünün direksiyonu bırakmasına izin veriyor ancak gözlerini yoldan ayırmamasını şart koşuyor. Yeni sistemde ise ön camın üst kısmına yerleştirilen öne bakan bir lidar sensörü ve daha güçlü işlem gücü sayesinde belirli koşullarda sürücünün yola bakmadan seyahat etmesi mümkün olabilecek. Bu sayede sürüş sırasında film izlemek gibi aktiviteler teorik olarak mümkün hale gelecek. Ancak sistem lansman aşamasında yalnızca belirli otoyollar ve koşullarla sınırlı olacak, kapsamın zamanla genişletilmesi planlanıyor.
Escalade IQ konseptinde gözler kapalı modun aktif olduğunu göstermek için turkuaz renkli ışıklar kullanılmıştı. Bu yaklaşım Avrupa ve Çin’de tartışılan sistemlere benziyor ancak henüz resmi bir “gözler kapalı sürüş” standardı bulunmuyor ve bu ışıklar yasal olarak zorunlu değil.
Yeni platform yüksek hızlı bağlantı altyapısına dayanacak ve araç sürekli internete bağlı olacak şekilde tasarlanacak. GM’ye göre bu, aracın “her zaman bağlı, uyanık ve kullanılabilir” olacağı ve uzaktan komutlara neredeyse anında yanıt vereceği anlamına geliyor. Bu da gerçek bir yazılım tanımlı araç için temel bir gereklilik olarak görülüyor.
Başka bir deyişle, GM’nin gelecekteki elektrikli araç stratejisi hızlı bir dönüşüm içinde. Ekim ayında New York’ta düzenlenen GM Forward teknoloji etkinliğinde şirket yöneticileri bu yeni yaklaşımın detaylarını paylaştı ve son dönemde yapılan açıklamalarla birlikte tablo biraz daha netleşti.
GM’nin İki Aşamalı Planı: Yazılım ve Donanım
GM’nin Araç Dinamiği Performans Entegrasyon Mühendisi Alexander Doss, The Drive’a verdiği röportajda şirketin elektrikli araç platformunun fiziksel yapısını yeniden değerlendirdiğini ve belirli boyut ve segmentler için daha uygun birden fazla mimarinin gündeme gelebileceğini söyledi. Doss’a göre GM’nin geçmişte “Ultium” adı altında yaptığı gibi tek bir platformu çok farklı araç tiplerine uyarlamak her zaman ideal bir çözüm değil. Aslında Ultium geleneksel anlamda tek bir platform değildi; ortasında batarya bulunan ve farklı gövde tiplerine göre uzatılıp şekillendirilebilen bir “kaykay” mimarisiydi. Bu sistem, GM’nin mevcut elektrikli araçlarının çoğunun temelini oluşturan BEV3 gibi farklı mimariler üzerinde kullanılan ortak bir araç setiydi.Tek istisna ise BT1 platformu üzerinde üretilen kamyon ve SUV modelleri. Bu araçlar farklı bir altyapıya sahip olsa da yine Ultium bataryalarını, kontrol ünitelerini ve elektrikli aktarma organlarını kullanıyor. Doss’un da belirttiği gibi mevcut elektrikli modellerin bazı zayıf yönleri var: geniş ve ağır gösterge panelleri, ideal olmayan iç yerleşim çözümleri, yakıt verimliliği sorunları ve birçok rakipte bulunan ön bagajın (frunk) eksikliği. Bu nedenle “iç tasarım ve ağırlık optimizasyonu” yeni nesil için en önemli öncelikler arasında yer alıyor.
Bilgisayar Mimarisi Baştan Yazılıyor
GM yalnızca fiziksel platformu değil, elektronik altyapıyı da kökten değiştiriyor. BMW’nin Neue Klasse mimarisinde yaptığı gibi GM de daha az sayıda ECU ile daha fazla fonksiyonu yöneten merkezi bir işlem mimarisine geçmeyi hedefliyor. Mevcut araçlarda yıllar içinde eklenen fonksiyonlar, bağımsız kontrol üniteleri ve karmaşık kablo demetleriyle sonuçlandı. Bu yapı hem ağır hem de maliyetli.Yeni sistemde, merkezi bir bilgisayar yüksek hızlı Ethernet omurgası üzerinden otomobilin farklı bölgelerine yerleştirilen daha basit “bölgesel” kontrol üniteleriyle iletişim kuracak. Her bölge kendi yakınındaki işlevleri yönetecek, böylece kablolama azalacak ve veri aktarımı daha hızlı ve verimli hale gelecek. Bu yapı yazılım güncellemelerinin dağıtımını da kolaylaştıracak; bu da gerçek anlamda yazılım tanımlı bir araç için kritik önem taşıyor. GM, alan tabanlı eski mimarilerden bölgesel mimariye geçiş yapan tek üretici değil; yazılım tanımlı araç çağında eski yöntem artık yeterli görülmüyor. Yeni yaklaşım hem karmaşıklığı azaltıyor hem de maliyetleri daha görünmez şekilde düşürmeye yardımcı oluyor.
Yeni Bataryalar ve Lidar Destekli “Gözler Kapalı” Süper Cruise
GM’nin yeni nesil elektrikli araçlarında menzili artırmak için batarya tarafında da önemli bir adım atılıyor. Şirket, LG ile birlikte NMC bataryalara kıyasla daha fazla manganez ve daha az nikel içeren LMR kimyasına sahip prizmatik hücreler geliştiriyor. Bu yeni bataryaların özellikle büyük kamyon ve SUV modellerinde daha iyi menzil sunması hedefleniyor. LMR bataryaların en yüksek ömür performansına sahip olduğu bilinmese de GM, sıcak ve soğuk koşullarda mevcut NMC bataryalarla benzer dayanıklılık beklediğini söylüyor.2028 Escalade IQ ile birlikte “Gözleri Bırakmadan Süper Cruise” olarak tanımlanan yeni bir sistem de tanıtılacak. Mevcut Super Cruise sistemi radar, kameralar ve yüksek çözünürlüklü lidar haritalı yolların kombinasyonuyla çalışıyor; sürücünün direksiyonu bırakmasına izin veriyor ancak gözlerini yoldan ayırmamasını şart koşuyor. Yeni sistemde ise ön camın üst kısmına yerleştirilen öne bakan bir lidar sensörü ve daha güçlü işlem gücü sayesinde belirli koşullarda sürücünün yola bakmadan seyahat etmesi mümkün olabilecek. Bu sayede sürüş sırasında film izlemek gibi aktiviteler teorik olarak mümkün hale gelecek. Ancak sistem lansman aşamasında yalnızca belirli otoyollar ve koşullarla sınırlı olacak, kapsamın zamanla genişletilmesi planlanıyor.
Escalade IQ konseptinde gözler kapalı modun aktif olduğunu göstermek için turkuaz renkli ışıklar kullanılmıştı. Bu yaklaşım Avrupa ve Çin’de tartışılan sistemlere benziyor ancak henüz resmi bir “gözler kapalı sürüş” standardı bulunmuyor ve bu ışıklar yasal olarak zorunlu değil.
Yeni platform yüksek hızlı bağlantı altyapısına dayanacak ve araç sürekli internete bağlı olacak şekilde tasarlanacak. GM’ye göre bu, aracın “her zaman bağlı, uyanık ve kullanılabilir” olacağı ve uzaktan komutlara neredeyse anında yanıt vereceği anlamına geliyor. Bu da gerçek bir yazılım tanımlı araç için temel bir gereklilik olarak görülüyor.