Maybach ya da Bentley kadar tanınan bir ada sahip olmayabilir, ancak Çin’in ultra lüks sınıfa cevabı olan Maextro S800, sunduğu deneyimle premium rakiplerinin seviyesine rahatlıkla yaklaşıyor. Çin’in S-Serisi olarak anılmaya başlayan S800, hem tasarım hem işçilik hem de yalıtım anlamında şaşırtıcı derecede yüksek bir kalite sunuyor. Wheelsboy’un Çin’den yayınladığı detaylı video incelemesinde de görüldüğü gibi S800, sunduğu konfor ve teknolojik donanımlarla gerçek anlamda bir yüksek segment limuzin hissi yaratıyor.
S800’ü bu kadar ilgi çekici yapan unsurlardan biri yalnızca lüks seviyesi değil; aynı zamanda müşteriye tam elektrikli ya da menzil uzatıcı hibrit (EREV) seçenekleri sunan nadir büyük sınıf sedanlardan biri olması. Çin pazarında çoğu markanın tamamen elektrikli seçeneklere yöneldiği bir dönemde S800’ün bu çeşitliliği, onu segmentte benzersiz bir noktaya yerleştiriyor.
Çin’de yaklaşık 100.000 – 140.000 dolar aralığında satılan model, fiyat olarak BMW i7’ye yakın konumlanıyor. Ancak boyutları, dingil mesafesi ve kabin hissi düşünüldüğünde S800’ün gözle görülür biçimde daha pahalı bir otomobil gibi durduğu rahatlıkla söylenebilir. Tasarım çizgilerinin sadeliği, blok etkisi yaratan monolitik yapısı ve Avrupa otomobillerine göz kırpan oranlarıyla, Çin pazarının dışına çıktığında da ilgi görme potansiyeline sahip. Batı ülkelerinde satılsa elbette daha düşük bir başlangıç fiyatı gerekebilir, ancak “farklı olma” arzusu taşıyan zengin kesim için bu modelin ciddi bir cazibesi olacaktır.
Maextro’nun köklerini de unutmamak gerek. Her ne kadar marka adı yeni olsa da S800’ün arkasındaki şirket JAC (Anhui Jianghuai Automobile), 1964’te kurulmuş Çin’in en eski otomobil üreticilerinden biri. Üretici bu tecrübesini S800’ün gövde işçiliğinde, kabin malzemelerinde ve sessizlik seviyesinde net bir şekilde hissettiriyor.
Gelelim motor seçeneklerine. S800 BEV versiyonunda 97 kWh kapasiteli bir batarya ve 523 beygir güç üreten çift motorlu bir elektrik sistemi bulunuyor. Daha ilginç olan ise iki farklı menzil uzatıcı (EREV) seçeneği sunulması. İlk EREV varyantında 65 kWh batarya, 1.5 litrelik turbo benzinli jeneratör ve yine çift motorlu elektrik sistemi bulunuyor. Bu kombinasyon, toplamda 828 mil (1.333 km) gibi dikkat çekici bir menzil değeri sağlıyor.
Üst paket EREV versiyonu ise üçüncü bir elektrik motorunun eklenmesiyle 848 beygire ulaşıyor. 0–100 km/s hızlanması 4.6 saniye gibi güçlü bir değer olsa da, ilginç şekilde BEV versiyonundan daha yüksek güce sahip olmasına rağmen üç motorlu EREV model BEV’den üç salise daha yavaş hızlanıyor. Bu farkın nedeni ek motor ve jeneratör sisteminin getirdiği ağırlık artışı.
S800’ü gerçekten benzersiz kılan ise lüks segmentte hâlâ çok nadir görülen EREV mimarisini bu kadar büyük bir şasiye entegre eden ilk otomobillerden biri olması. BMW’nin ileride 7 Serisi için benzer bir güç aktarım sistemi geliştirdiği konuşuluyor, ancak şu anda Çinli Maextro bu alanda rekabetin öncü isimlerinden biri.
Modelin satış başarısı için konuşmak henüz erken, çünkü S800 bu yıl Çin’de yeni satışa çıktı. Ancak otomobil hem içeride hem dışarıda verdiği üst düzey kalite hissi, olağanüstü yol konforu, teknolojik zenginliği ve sunduğu motor seçenekleriyle şimdiden segmentte ciddi bir rakip olduğunu kanıtlıyor. Çinli tüketiciler, özellikle yerli üretim üst sınıf modellerle gurur duydukları için S800 gibi bir seçenek Maybach ve BMW gibi batılı rakiplere karşı güçlü bir alternatif yaratabilir.
Lüks limuzin sınıfında böylesine donanımlı, hem elektrikli hem menzil uzatıcı sunan bir modelin bu fiyat seviyesinden satışa çıkması, hem yerel pazar hem de küresel rekabet açısından yeni bir denge oluşturabilir. Otomobilin Avrupa ya da başka büyük pazarlarda satılıp satılmayacağı ise şimdilik belirsizliğini koruyor; fakat S800’ün performansı, görünüşü ve sunduğu zenginlik göz önüne alındığında potansiyelin oldukça yüksek olduğu rahatlıkla söylenebilir.
S800’ü bu kadar ilgi çekici yapan unsurlardan biri yalnızca lüks seviyesi değil; aynı zamanda müşteriye tam elektrikli ya da menzil uzatıcı hibrit (EREV) seçenekleri sunan nadir büyük sınıf sedanlardan biri olması. Çin pazarında çoğu markanın tamamen elektrikli seçeneklere yöneldiği bir dönemde S800’ün bu çeşitliliği, onu segmentte benzersiz bir noktaya yerleştiriyor.
Çin’de yaklaşık 100.000 – 140.000 dolar aralığında satılan model, fiyat olarak BMW i7’ye yakın konumlanıyor. Ancak boyutları, dingil mesafesi ve kabin hissi düşünüldüğünde S800’ün gözle görülür biçimde daha pahalı bir otomobil gibi durduğu rahatlıkla söylenebilir. Tasarım çizgilerinin sadeliği, blok etkisi yaratan monolitik yapısı ve Avrupa otomobillerine göz kırpan oranlarıyla, Çin pazarının dışına çıktığında da ilgi görme potansiyeline sahip. Batı ülkelerinde satılsa elbette daha düşük bir başlangıç fiyatı gerekebilir, ancak “farklı olma” arzusu taşıyan zengin kesim için bu modelin ciddi bir cazibesi olacaktır.
Maextro’nun köklerini de unutmamak gerek. Her ne kadar marka adı yeni olsa da S800’ün arkasındaki şirket JAC (Anhui Jianghuai Automobile), 1964’te kurulmuş Çin’in en eski otomobil üreticilerinden biri. Üretici bu tecrübesini S800’ün gövde işçiliğinde, kabin malzemelerinde ve sessizlik seviyesinde net bir şekilde hissettiriyor.
Gelelim motor seçeneklerine. S800 BEV versiyonunda 97 kWh kapasiteli bir batarya ve 523 beygir güç üreten çift motorlu bir elektrik sistemi bulunuyor. Daha ilginç olan ise iki farklı menzil uzatıcı (EREV) seçeneği sunulması. İlk EREV varyantında 65 kWh batarya, 1.5 litrelik turbo benzinli jeneratör ve yine çift motorlu elektrik sistemi bulunuyor. Bu kombinasyon, toplamda 828 mil (1.333 km) gibi dikkat çekici bir menzil değeri sağlıyor.
Üst paket EREV versiyonu ise üçüncü bir elektrik motorunun eklenmesiyle 848 beygire ulaşıyor. 0–100 km/s hızlanması 4.6 saniye gibi güçlü bir değer olsa da, ilginç şekilde BEV versiyonundan daha yüksek güce sahip olmasına rağmen üç motorlu EREV model BEV’den üç salise daha yavaş hızlanıyor. Bu farkın nedeni ek motor ve jeneratör sisteminin getirdiği ağırlık artışı.
S800’ü gerçekten benzersiz kılan ise lüks segmentte hâlâ çok nadir görülen EREV mimarisini bu kadar büyük bir şasiye entegre eden ilk otomobillerden biri olması. BMW’nin ileride 7 Serisi için benzer bir güç aktarım sistemi geliştirdiği konuşuluyor, ancak şu anda Çinli Maextro bu alanda rekabetin öncü isimlerinden biri.
Modelin satış başarısı için konuşmak henüz erken, çünkü S800 bu yıl Çin’de yeni satışa çıktı. Ancak otomobil hem içeride hem dışarıda verdiği üst düzey kalite hissi, olağanüstü yol konforu, teknolojik zenginliği ve sunduğu motor seçenekleriyle şimdiden segmentte ciddi bir rakip olduğunu kanıtlıyor. Çinli tüketiciler, özellikle yerli üretim üst sınıf modellerle gurur duydukları için S800 gibi bir seçenek Maybach ve BMW gibi batılı rakiplere karşı güçlü bir alternatif yaratabilir.
Lüks limuzin sınıfında böylesine donanımlı, hem elektrikli hem menzil uzatıcı sunan bir modelin bu fiyat seviyesinden satışa çıkması, hem yerel pazar hem de küresel rekabet açısından yeni bir denge oluşturabilir. Otomobilin Avrupa ya da başka büyük pazarlarda satılıp satılmayacağı ise şimdilik belirsizliğini koruyor; fakat S800’ün performansı, görünüşü ve sunduğu zenginlik göz önüne alındığında potansiyelin oldukça yüksek olduğu rahatlıkla söylenebilir.